• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

Polonezköy Turu

Sıcak bir İstanbul sabahı...Bir fırsat sitesinden satın aldığımız, tatil bahçesi diye bir tur şirketinin düzenlediği ama ertelene ertelene bir hal olan, kesin kalkış bu hafta denilip bize bir dolu programı haftalar boyunca iptal ettirip sonunda bugüne kalan günübirlik Polonezköy turumuza katılmak için sabah saat 07.00 da çalan alarmla uyanıp hazırlanıyor ve taksiyle Beşiktaş Yıldız Camii'nin yolunu tutuyoruz. İstanbul'un tüm karmaşası ve stresinden uzak, kuş cıvıltıları ve huzurla dolu, sakin bir günü düşünmek bile mutlu ediyor bizi ve kalkış saatine geç kalan tur otobüsüyle, bize telefonda bilgi alırken rehber olarak lanse edilip, otobüse biner binmez  "Arkadaşlar, ben emekli öğretmenim, tur sahibi de arkadaşım... Rica etti geldim, birlikte gezip eğlenecek, hoş saatler geçireceğiz ama rehber değilim" diyen iyi niyetli olduğunu düşünsek de bu nasıl bir ciddiyetsizliktir dedirten amatör tur ekibi bile kaçıramıyor keyfimizi ve yola koyuluyoruz...

Satın aldığımız fırsata sabah kahvaltısı, öğle yemeği ve ulaşım dahil olduğundan, Kadıköy'den katılan yolcuları da aldıktan sonra kahvaltı servisi başlıyor. Taş gibi bir poğaça, çok ince bir dilim kek ve meyve suyundan oluşan kahvaltımız geldiğinde, iyi ki tur otobüsü gecikmiş ve az  da olsa bir şeyler yemişiz diyor, ve bu nahoş durumu da hoş görüyoruz.

Velhasıl uzuuun bir zamandır merak ettiğimiz Polonezköy'e ulaştığımızda, saat 10.30 u bulmuş oluyor ve saygıdeğer emekli  öğretmenimiz bize "Burada 15 dakika ihtiyaç ve sigara molası verelim" diyerek teneffüs zilini çalıyor. Otobüsten inip sigaramızı yakıyoruz, yol kenarında bulunan ve bir ince belli çayın 3 tl'ye satıldığı çay bahçesi vari, lakin biraz garip kuralları olan (Dört bir yanı açık olmasına rağmen sigara içilmemesi gibi) çay bahçesinde çayımızı içiyor, hediyelik diye satılan ama çok da bir özelliği olmayan hediyelik eşyalara bakıyor, ve otobüsün kalkmasını bekliyoruz, bekliyoruz, bekliyoruz... Emekli hocamızın saat 10.30'da 15 dakika mola deyip de 11.30 da kalkan otobüse hiç bozuntuya vermeden binmesi ve açıklama dahi yapmaksızın bize öğrencileriymişizcesine, "Evet çocuklar buradan göle gidiyoruz, ama yolu bilmiyorum, sora sora buluruz" demesine de battı balık yan gider diyerek aldırmıyoruz...

Polonezköy

Uzun uğraşlar sonucu, sora sora bulduğumuz göl yolunun başında otobüsten iniyoruz çünkü göl yoluna otobüs giremiyor. İçimden "Bunca problemden sonra hiç değilse gölde fotoğraf çeker eğlenirim" diye düşünürken ben, bir kurbağa sıçrıyor önümüzden... Yüzümüzde tebessüm, yürümeye devam ediyoruz.
Hani bunca yol çektik, hiç değilse bundan sonrası güzel olsun derken, göle varıyoruz ama göl diye bizi getirdikleri  yer, hani göl görmeyene bile yedirilemeyecek kadar kötü... Bu noktada sinirlerim bozulmaya başlıyor ve az önce ilk ferdiyle tanıştığımız kurbağanın sülalesi gölde cirit atıyor... Bu hiçbir özelliği ve güzelliği olmayan, fotoğraf makinelerimizi açmamıza bile değmeyecek gölden koşar adım uzaklaşarak otobüse arkadaşımla geri dönüyoruz  ve otobüsün içinde otururken, bir daha fırsat sitelerinden kesinlikle günü birlik tur satın almamaya karar veriyoruz... Biz bunları konuşurken tur ekibi de geri dönüyor ve öğle yemeğini yemek üzere bir kır lokantasına gidiyoruz ve günün en güzel dakikalarını da sanırım bu  mekanda geçiriyoruz. Emekli hocamız yemek için kır lokantası personeline saat veriyor  ve inanılmaz ama hiçbir aksaklık olmadan yemek saatinde geliyor... Yemekte 2 adet köfte, 2 adet minik tavuk parçası, 1 bardak soğuk içecek var. Biz, bununla nasıl doyacağımızı düşünürken neyse ki salata tabağı dolu geliyor ve salatayla karnımızı doyuruyoruz ve uzuuun bir müddet burada kalıyoruz. Programın işleyişine göre, buradan sonra at çiftliğine gitmemiz gerekiyor ama ortada  işleyen bir program olmadığından ve çoğunluk bizim gibi bir an önce eve dönmek istediğinden dönüşe geçiyoruz... İlk mola verdiğimiz yere kadar gidiyor otobüs ve hocamız, Polonezköy Kiraz Festivali  kapsamında her yıl Haziran ayında düzenlenen gösterilerin az sonra başlayacağını, istersek kalıp geleneksel dans ve gösterileri izleyebileceğimizi söyleyince, herkes bu fikre sıcak bakıyor ve festival alanının çevresine yerleştirilmiş sandalyelerde yerimizi alıyoruz. 
Burada herşey çok güzel görünüyor.

Polonezköy Kiraz Festivali

Rengarenk kıyafetler, Polonyalıların güzel dansları, gerçekten harika müzikler ve keyifli bir eğlence... Fotoğraf çekmeye  doyamıyorum diyebilirim.

Polonezköy Kiraz Festivali

Gösterilerden sonra, festival alanını dolaşıyoruz. Özellikle kadınların ev yapımı kek, börek, poğoça standları, öğle yemeğinde salatayla doymuş olmamız sebebiyle cezbediyor bizi ve patlıcan böreği alıp karnımızı gerçek anlamda doyuruyoruz.

Polonezköy Kiraz Festivali

Bir stand’ta ise ebru yapan bir ebruzen görüyoruz ve çok uzun zamandan beri ilgimi çeken ama bir türlü fırsat bulup da canlı olarak izleyemediğim ebru yapılışını izlemeye başlıyorum. Bu gerçekten çok zor bir sanat... Fırça, kağıdın üzerinde dans ediyormuşcasına kayıyor ve milimetrik bir hatayı bile kaldırmayacak gibi görünüyor. İlgimi fark eden ebru sanatçısı gerçek bir samimiyetle gülümsüyor, ve "Buyurun" diyor, "Siz geçin teknenin başına..." O an çok heyecanlanıyorum ve tüm gün yaşadığımız olumsuzlukları bile unutup fırçayı elime alıyorum. "Ne yapmak istersiniz" diye soruyor ebru sanatçısı bana ve hayatım boyunca en çok sevdiğim manzara geliyor aklıma "Ben ay ışığı yapmak istiyorum" diyorum. Hafiften gülümsüyor ve o an anlıyorum ki ay ışığı yapmak benim gibi bir amatör için çok  zor... Hiç bozuntuya vermeden elimi tutuyor ebruzen ama onun usta elleri bile benim acemi ellerimin fırçayla tekneye vuruş yaparken garip şekiller almasını engelleyemiyor. 
Ay ışığından ziyade güneşe benziyor ortaya çıkan şekil ama usta sanatçı eline fırçayı aldığında, onu bir laleye dönüştürüyor. Tabiri caizse ağzım açık izliyorum ve teşekkür ederek yanından ayrılıyoruz.

Evet, işte böyle bir günün sonunda otobüse binip eve geri döndüğümüzde aklımda sadece ebru teknesi üzerinde yayılan  mucizevi şekiller kalıyor ve yorgun argın bir sonraki iş günü için hazırlanıyorum... Son olarak; siz siz olun, fırsatlardan aldığınız aktivitelerle gününüzü aydınlatıp eğlenmek  isterken işinin ehli olmayan ve bilgisiz kişilerle karşılaşma ihtimaline karşın önceden iyice araştırın, forumlara girip bakın, ve buna rağmen başınıza bizim yaşadığımız türden bir şey gelirse, bunu mutlaka İhtiyaç Odası'na yazın. Yazın ki insanlar mağdur olmasın, zamanlarını ve paralarını boşa harcamasın,  yağmurdan kaçarken doluya tutulmasın...


Daha güzel tatil anılarında görüşmek üzere,

İyi eğlenceler... :)

Yazan: Buket YEMİŞKEN

Polonezköy Kiraz Festivali'nin tüm fotoğrafları için tıklayınız.

Yorumlar - Yorum Yaz



Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam8
Toplam Ziyaret569992
Seyahat Valizi Search
Özel Arama