• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

Kartepe'de Kayak

Ülkemizde hem birçok ülkeye göre, hem de eskiye nazaran daha rahat ulaşılabilir bir spor haline gelmiş olan kayak sporu, bu kış benimde ilgimi çekmeye başladı. Çevremde çoğu insanın yaptığı gibi 1 haftalık kış tatilini kayak merkezlerinde geçirmek yerine öncelikle bu sporu günübirlik bir aktivite olarak denemek istedim. Bursa da doğmuş ve büyümüş olan bendeniz, üstelik kış aylarında Uludağ'a düzenlenen tüm okul gezilerine katılmama rağmen bir kere olsun ayaklarıma kayak takımlarını takıp neden bu yaşa kadar denemedim bilinmez. Büyük ihtimalle kayak beni asla yaz, deniz, yüzme üçlemesi kadar çekmemiş olmasındandır. Kaymak her ne kadar beni çekmese de çevremdeki insanlar bu sporla o kadar uğraşır oldular ki kendimi denemek zorunda hissettim.
Bilirsiniz ki kaymak için sadece 1 gününüz varsa ve İstanbul'da yaşıyorsanız ihtimaller ya Bolu - Kartalkaya, ya Bursa -Uludağ ya da İzmit - Kartepe dir.
Biz günübirlik kayak deneme maceramız için bu ihtimaller arasından en yakın ve en kolay ulaşımı olanı, Kartepe'yi seçtik. Kartepe İzmit'in Maşukiye ilçesinden 15 km uzakta. Zaten araba ile İstanbul'dan gidecekseniz de 1 saat 15 dakika da Kartepe'ye ulaşmış olursunuz.

Kartepe Pist

Biz çok daha kolay bir güzergah olabileceğini düşünerek 1 gün öncesinden geceyi geçirmek için, şu anda Adapazarı’nda ikamet etmekte olan kız kardeşimin yanına gittik. Sabah 7 civarında ben, kız kardeşim ve 
arkadaşlarımız, kız kardeşimin Adapazarı Serdivan daki evinden dolmuşlarla önce Adapazarı’nın çarşı bölgesine, daha sonra da yine İzmit dolmuşları ile Maşukiye sapağına, oradan da otobüs ile Maşukiye Merkez'e ulaştık. 
Açıkçası kolay olacağını düşündüğüm güzergahımızın epey meşakkatli bir hale geldiğini, otomobil ile veya İstanbul'dan kalkan bir tur ile Kartepe'ye gitmenin çok daha ucuz ve rahat olabileceğini kabullenmek 
durumundayım.
Maşukiye merkez'e gittiğimizde Kartepe hakkında ve oradaki imkânlar hakkında pek bir bilgimiz olmadığından kayak takımlarını buradan kiralamaya karar verdik ve kesinlikle bu o gün verdiğimiz en berbat karar oldu. 
Her şeyden önce o kayakları tüm gün taşımak zorunda kaldık. Hadi ben bugünlük bu kadar kaydım, teslim edeyim de rahat edeyim yok. Emanet kayak sonuçta. Maşukiye Merkez'e dönene kadar senin sorumluluğunda. Ayakkabı ayağımı sıktı, ben bu ayakkabıyı değiştireyim diyebilmek gibi bir şansınız da yok. Değiştirebilmek için taksi ile 15 km dağdan inip tekrar geri çıkmalısınız. Oysa Kartepenin tek tesisi Kartepe Green Park Hotel'in hemen altındaki kayak okulunda istemediğiniz kadar kayak ve snowboard bulabilirsiniz. Hem de hemen kaydığınız bölgenin dibinde olduğundan hem yemek ve aralarda emanet'e bırakıp rahat edersiniz, hem de kayak takımları ile bir sorununuz olduğunda size yardımcı olabilecek birilerini bulabilirsiniz. Verdiğimiz karar neticesinde kayak kiralayan 1,2 dükkân gezip, bize uygun gelen bir yerden yanımızda kayak hakkında bilgisi olan tek  kişiden aldığımız bilgilerle kayaklarımızı kiraladık. Şimdi yukarıya Kartepe'ye çıkabilmek için bir taksi bulmalıyız. Taksi ile yukarıya çıkmak için 4 kişi 50 TL'ye anlaşıyoruz, aynı anlaşmayı dönüş içinde yapıp şoförümüzün telefonunu alıyoruz. Neyseki şansımıza bindiğimiz taksi fiat doblo. Sevgili anne - babamın da bir fiat doblo'su olduğundan iyi bilirim pek rahat pek hacimlidir bu arabalar. Yoksa normal bir arabaya 4 kişi binip kayakları nereye sığdırırdık bilemiyorum. 15-20 dakika taksimiz tırmandıktan sonra etrafta kar görmeye başladık ve 5 dakika daha gittik, taksi şoförümüz bizi yolun bir kenarında indirip şuradan inip pistlere ulaşabilirsiniz dedi.
Ve Kartepedeyiz.

Kartepe Eğitim Pisti

Gerçekten şöförümüzün dediği gibi bizi bıraktığı yerden 3,4 dakika yürüyerek pistlerin başlangıcına, Kartepe'nin tek tesisi Kartepe Green Park Hotel'e, hemen altındaki Kayak okulu ve çeşitli kafeler’in olduğu bölgeye ulaştık. Kartepede görüp görebileceğiniz tüm tesisler burada bulunanlar. Öyle Uludağ da olduğu gibi adım başı ne otel var, ne kafe, ne eğlence mekânı. Yani buraya geliyorsanız burada kalacak, burada yiyecek, burada içecek, burada eğleneceksiniz.

Kartepe Tesis

Tesise girer girmez Kızak, kayak takımı ve snowboard kiralayabileceğiniz büyük bir bölge var. Daha sonra yan tarafta günübirlik kayak yapmaya gelmiş olan insanlar düşünülerek hazırlanmış olan soyunma odaları, banklar ve emanet dolaplarının bulunduğu büyük bir salon mevcut. Eşyalarımızı koyabileceğimiz bir arabamız olmadığından hemen bir emanet dolabı kiralayarak hepimiz aynı dolaba eşyalarımızı deyim yerindeyse tıkıştırarak kayak ayakkabılarımızı giymeye başladık. İlk kez kaymayı deneyeceğimiz için oldukça hevesliyiz. Ayakkabıları kayak takımlarını kiraladığımız dükkândaki beylerin yardımı olmadan giymek epey zahmetli oluyor, birbirimize yardım ederek ve kulaktan dolma teorik bilgilerimizi de uygulamaya çalışarak ayakkabılarımızı en sonunda giymeyi başarıyoruz. Ayağa kalktığımızda hepimizin ilk hissettiği şey, aman Tanrım bu ayakkabılar ne kadar  sıkıyor, ne kadar rahatsız. Sanki bu ayakkabıları Maşukiye de kiralarken denememiş gibiyiz. Tabi bir insanın ayağında ayakkabının 2 dakika durması ile saatlerce durması arasında çok fark var. Hemen o dakika bendeniz kayak sporu ile ilgili ilk notumu, ''bu ne rahatsız bir spor böyle'' diyerek veriyorum. Oysa aradan 1 ay geçtikten sonra bir arkadaşımın yeni aldığı kayak ayakkabılarını denediğimde aslında tamamen yanlış ve kötü ayakkabı seçimi kurbanı olduğumu anlayacaktım. Alışık olmadığımız bu ayakkabılarla topuklarımıza basa basa tesisin az ilerisindeki Eğitim pistine ulaşmayı başarıyoruz.

Kartepe Eğitim Pisti

Kartepede tesislerin hemen önünde çok az eğimli bir bölge var ve ilk kez kaymayı deneyecek insanlar için oldukça tehlikesiz görünüyor. Gurubumuzda kaymayı bilen tek arkadaşımızın yanından bir an olsun ayrılmadan 3 acemi hem çevremizden duyduğumuz teorik bilgilerle hem de arkadaşımızın bize verdiği tavsiyelerle kaymaya çalışıyoruz. Daha tekniği bile tam anlayamadan 2,3 saat sonra bu kadar zorlanmaya alışık olmayan kaslarımız çığlıklar atar durumda. Zaten ayağımdaki ayakkabılarda ayağımı olabilecek en topuklu ayakkabıdan daha berbat bir duruma soktuğundan bendeniz pes ediyor ve öğle yemeği molası veriyorum. Ben tesislerin önünde öğle yemeğimi yerken önümüzdeki pisti görmeyecek kadar yoğun bir sis çöküyor Kartepe'ye. İnsan böyle bir şeyi görünce profesyonel kayakçıların dağlarda nasıl kaybolduğunu çok daha rahat anlıyor.

Kartepe Sisli Dağlar

Kartepe'ye acemi olarak değil de profesyonel olarak kaymaya gidecekseniz hemen 1,2 bilgi iletmekte fayda var. Kartepe'de 12 tane pist bulunuyormuş ve bunların uzunlukları 400 m ile 3000 m arasında değişiyor. Zorluk dereceleri farklı olan pistler arasında birini bizzat gurubumuzun kayak hocası gidip, görüp kaydığı için biliyoruz ki oldukça zor ve dik bir pist. Çoğu zaman bu pistlerin ancak 6,7 tanesi açık oluyor ve tepeden inen pistler daha sonra kollara ayrılıyor. Bunların haricinde birde kızak yapılan kısa bir pist bulunuyor. Kartepe'de pistlere ulaşan 4 ana telesiyej var. Bunlar Kartepe, Karlıktepe (Teleski), Geyikalan ve Kadıkonağında bulunuyor. Bazı bölgelere ulaşmak için önce bir telesiyej e binmek ve daha sonra bir başkası ile devam etmek gerekebiliyor ama yine de Uludağ'da olduğu gibi çok karmaşık bir telesiyej sistemi yok, rahatça yolunuzu bulabilirsiniz. 
Kartepe'de basit ama özellikle kışın hafta sonları için yetersiz bir telesiyej sistemi bulunuyor. Telesiyej ücretleri özellikle günübirlik gelenler için oldukça pahalı. Bizim gittiğimiz pazar günü tüm gün sınırsız biniş 75 TL idi.

Kartepe Telesiyej

Öğleden sonramız kayak denemeleri, telesiyej gezileri ve yorgunluktan tesisteki kaloriferin yanındaki banklarda camdan pistleri izleyerek geçti ve saat 4 gibi karanlık basmadan bizi maşukiye'ye götürecek olan şoförümüzü arayıp dönüş yolumuza başlıyoruz. Şoförümüzle anlaşıp Derbent tren istasyonuna kadar taksi ile gidiyoruz. Buradan da İstanbul'a tren ile döneceğiz ve tabi trenden söğütlü çeşme’de inip metrobüse binecek ve  metrobüsten de Zincirlikuyu da inip taksi ile Şişlideki evimize ancak akşamın ilerleyen saatlerinde son derecek yorgun ve telef olmuş bir halde ulaşabileceğiz. O yüzden yazımın başında belirttiğim gibi eğer kayak yapmayı çok seviyor ve istiyorsanız, imkanlarınız varsa bir haftalık, 2 günlük kayak tatillerine çıkın ama buna da imkanınız yoksa ve ille kaymak istiyorsanız günübirlik tatillerinize ya kendi arabanızla gidin ya da turlara katılın. 
Turlarla gittiğiniz zaman hem bilmediğiniz şeyler hakkında bilgi alabileceğiniz bir rehberiniz, hem konforunuz olur hem de çok daha ucuza kapatırsınız. 


Yorumlar - Yorum Yaz



Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam57
Toplam Ziyaret573639
Seyahat Valizi Search
Özel Arama