• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

Çeşme 2010

Neden Çeşme?
Sonunda yıllık izne çıkıyoruz. Fakat nereye gideceğiz? Evet, hala görmediğimiz pek çok yer var, ama gidip görenlerden bilgi alıyoruz. Akdeniz’in kumsalı Ege gibi olamaz, çünkü denizin içinde kayalar var. Egede her yerde gece hayatı yok. Kaz dağları çevresinde deniz suyu çok soğuk. Eh bir de bilmediğimiz bir yere gidip yıllık iznimizi ziyan etmek istemiyoruz. Yine Çeşme’ye gitmeye karar veriyoruz ki henüz bilmediğimiz (daha doğrusu rezervasyon yaptırmadığımız için giremediğimiz) Sole Mare Beach Clup ve yeni açılan Çeşme Marina var. Çeşmeyi tanımak için öncelikle Çeşme 2009 yazımı okumanızı öneririm.

Çeşme’ye Yolculuk
Cumartesi gecesi saat 01:00’de Bursa’dan yola çıkıyoruz. Tatile sürekli hafta içi çıktığımız için rezervasyonsuz gidip, kalacak yer bulma konusunda sıkıntı çekmediğimizden yine rezervasyon yaptırmıyoruz. Otobüs mola verdiğinde gece yarısı olmasına rağmen, dinlenme tesisinde anormal bir kalabalıkla karşılaşıyoruz. Bronz tenlerinden ve kıyafetlerinden dolayı, kalabalığın tatilci olduğunu anlamak zor değil. Kalabalığı görünce konaklayacak yer bulma konusunda endişeleniyoruz. Sabah saatlerinde İzmir’e varınca Terminalde annemizin bize hazırladığı börekleri yiyoruz. Bütün gece yolculukta büyük koltuklarda başımızı yaslayacak yer bulamadığımızdan boynumuz ağrıyor ve İzmir’den Çeşme’ye giderken eski bir otobüste uyuyoruz. Demek ki yolculukta konfor için önemli olan başımızı yaslayacak yer olmasıymış. :)

Ve sonunda Çeşmedeyiz…
Çeşmeyi özlemişim.

Çeşme’de Konaklama
Geçen seneki tecrübelerimize dayanarak Çeşme merkezde konaklamaya karar veriyoruz. Böylece hem çarşı ve marinaya hem de beach clupların bulunduğu ayayorgi koyuna yakın oluyoruz. Konaklayacak yer aramaya başlıyoruz. Her yer dolu. O an hissettiklerim uykusuzluk ve ümitsizlik. Birçok apart boş yer olmadığını kapıya yazmış. Artık tek düşüncemiz bir an önce kestirebileceğimiz bir yer bulmak. Sonunda çaresiz kalıp Çeşmede yaşayan vatandaşlardan birinin evinde konaklıyoruz. Biraz uyuduktan sonra yüzmeye gidiyoruz. Her anı değerlendirmek lazım. Eski ve rutubetli bir evde kalmak hiçbirimizin hayali olmadığından pazartesi günü geniş balkonları bulunan Martı Apart’a geçiyoruz. Martı apart amfi tiyatronun karşısında, havadar ve manzarası çok güzel. Martı Apart’ı kesinlikle tavsiye ediyorum.
 
Çeşme Marina
Akşamüstü herkes gibi bizde yürüyüş yapmak için çarşı’ya iniyoruz. Önceki seneye göre çarşı çok tenha. Herkes Çeşme’ye Marina açıldığından bahsediyor. Bizde merak edip, Marina’ya gidiyoruz. Marina kalenin tam karşısında. Herkes Marina’da, burası çok kalabalık. Çeşme Marina önemli markaların mağazalarının ve yeme-içme yerlerinin bulunduğu yeni sürüm bir çarşı gibi. Burada aydınlatma çok iyi yapılmış. Her yer taş kaplı, kullanılan taşlar özenle seçilmiş. Tek eleştirebileceğim nokta yürümek için çok dar bir alan bırakılmış. Belki sıcak bir ortam yaratmak istemiş olabilirler, ama şahsen yürürken yaya trafiğinde önümdeki kişinin yürümesini beklemek istemem. Marina’da çarşıda bulabileceğiniz her şey var. Dar sokaklarda takı sergileri ve tasarımcıların fiyatları çarşıdan farklı tabiî ki.

Çeşme Marina Çeşme Marina

Çeşme Tekne Turu
Çeşme zaten bildiğimiz bir yer, bu yüzden tatilimizde farklılık yaratmak için Çeşme Poseidon firmasının tekne turuna katılmaya karar veriyoruz. Tekneye binerken tavuk mu balık mı diye soruyorlar. Eğer tavuk seçerseniz, herkes yemeğini yerken, siz biraz beklemek zorunda kalabilirsiniz diye de ekliyorlar. En üst kattayız. Öğle saati güneşte kavruluyoruz. Birden (kendisi her ne kadar dansöz olduğunu iddia etse de) bir zenne çıkıyor ortaya. Doğrusu sözleri ve dansıyla bizleri eğlendiriyor. Denizin ortasında her şeyden uzaklaşıyoruz. Teknenin kayalık yerlere demir attığı yerler çok derin. Pek çok kişi tekneden denize atlıyor. Henüz dalgıçlık seviyesine ulaşamadığımızdan, sadece derin olmayan eşek adasında denize giriyoruz.

Çeşme Ilıca Halk Plajı

Çeşme Ilıca Halk Plajı

Plajlar arasında suyu en sıcak ve dalgası az olan Ilıca plajı olduğundan Ilıcada denize giriyoruz. İlk günlerde dolunay olduğundan çok az dalga var, fakat deniz suyu soğuk. Ayın hareketlerinin Çeşmenin o azgın dalgalarını durdurabilecek kadar etkili olması inanılmaz. Dolunay olmayan günlerde dalga çok fazla, deniz suyu sıcaktı. Denizde dalga olan günlerde biz şişme botun üstüne binip, dalgaları arkamıza alarak kıyıya vurduk. Sörf gibi çok eğlenceliydi.

Çeşme Ilıca Halk Plajı

Çeşme Gece Hayatı ve Gece Kulüpleri

Çarşıdaki cluplar (Bar kod)
Çarşının içinde 3 adet gece kulübü var. Bar kod dışarıdan pek eğlenceli görünüyor. İçine giriyoruz. Kalabalığına aldanmayın, burası sigara dumanına boğulmuş, 118 80 reklam müziğini çalan bir yer. Üstelik fiyatları mekana göre çok yüksek, bir meyve suyu 10 TL.
Kapalı ortamlarda bulunmak istemediğimizden bizim tercihimiz beach partiler oluyor.
 
Sole Mare Beach Club
Sonunda hafta sonu geldi. Bilirsiniz clupların en kalabalık ve özel programlarının olduğu günler Cuma ve Cumartesidir. Sole Mare en iyi yaz eğlence mekânları arasında seçildiğine göre bir sebebi vardır deyip, Cuma günü için Sole Mare gece kulübüne rezervasyon yaptırıyoruz. Gerçi Çeşme’nin sakızlı dondurması da en iyi dondurmalar arasındaymış ama bir türlü sevemiyoruz dondurmasını. Bu arada Sole Mare’a girebilmek için kılık kıyafet şartı bulunduğunu hatırlatalım. Bunun için Çeşme’ye giderken beyaz şort, mini pembe eteğim ve topuklu ayakkabılarımı aldım. Özenle hazırlanmamıza rağmen görevliler bizi uzunca süzdü. Neyse ki sınavdan geçebildik. Eh ne de olsa Bursalıyız şıkız;) Bize bir masa gösterildi. Saat 23:00 olmasına rağmen her yer boştu. Bizde biraz barda oturalım dedik. Birden kardeşim büyük bir hayal kırıklığı ve ümitsizliğe kapıldı. ‘’Abla burası çok boş, yaş ortalaması yüksek, hiç kimse dans etmeyecek, v.s. ‘’İlk gelenlerin yaş ortalaması yüksek olabilir ama saatler erken olmasına rağmen giderek artan müzik gecenin ilerleyen saatleri için heyecan verici. DJ mükemmel, ses sistemi de iyi, gürültü azaltıcı çok iyi. Ses rahatsız edici değil. Saat 00:00’a yaklaşıyor. Bir sürü genç insan geldi. Biz, az önce bize gösterilen masamıza geçeceğiz, fakat o da ne? Masaya sadece şişe açtıranlar geçebiliyormuş. Bizden masa için 100 TL istiyorlar. Zaten giriş parası olarak kişi başı 30 TL vermiştik, bir de 20 TL taksi ücreti eklenince o gecenin bedelini yeterince ödediğimizi düşünüyorum. Hem biz alkol almıyoruz ki şişeyi neden açtıralım. Neyse amacımız dans etmek, bunun için masaya gerek duymuyoruz. Masa fiyatı 100 TL ise, locanınkini tahmin bile edemiyorum. Sonraları loca’da koltuklarda bütün gece zıplayan kızları gördükçe bu davranışlarını normal buluyorum. Eminim koltuğun bedelinden fazlasını o gece için orada ödemişlerdir. Saat 00:30 hala dans eden yok, hatta kıpırtı bile yok. Müzik mükemmel fakat sanki o an için insanların üzerine ölü toprağı serpilmiş. Kırklı yaşlarda sosyetik bir bayan kıpırdanmaya başlıyor. Ardından bizde dans etmeye başlıyoruz. Arkamı döndüğümde birden yüzümde flaşlar patlıyor. Neye uğradığıma şaşırıyorum. Olamaz, bunlar magazinci, ama ben ünlü değilim ki, sadece geceye özel öyle giyindim. Magazinciler rahatsız olduğumu fark edip uzaklaşıyorlar. Müzikle kendimizden geçiyor, uçuyoruz. Herkes dans ediyor. Mükemmel bir kalabalık var, ama tadında. Magazinciler bile fotoğraf çekmeye çekinirken, çılgın eşim yüksek bir yere çıkıp, işte Sole Mare’ı böyle görüntülüyor.

Çeşme Sole Mare Beach Club

Yüksek voltajlı aydınlatma ve hareket eden ışıklar yok. Sanırım doğal ortamı bozmamak için böyle yapılmış. Türkçe ve yabancı müzik karışık çalıyor. Saat 03:30 gibi taksi bulma ümidiyle ana caddeye çıkıyoruz. Müşteri almaya çağırılan taksiciler durmuyor. Sonunda bir taksi duruyor ve kaldığımız apart’a geliyoruz.
Sole Mare kesinlikle unutulmayacak bir eğlence yaşattı bizlere. Sole Mare’a tekrar gitmeyi isterim. Hatta daha şimdiden özledim.
 
Shayna ve Paparazzi Gece Kulüpleri
Sole Mare’da geçirdiğimiz gecede, Sole Mare gece kulübünden rahatça görünen Babylon ve Shayna adlı gece kulüpleri çok ışıklı görünüyordu. Bizde ışıklarına aldanıp, o kulüplerde bulunan insanların koptuklarını düşündük. Cumartesi gecesi Shayna’ya gitmeye karar verirken, yarım saat taksi durağında bekleyeceğim hiç aklıma gelmemişti. Trafik kapalı olduğundan taksiyle alternatif tarlalık bir yoldan gidiyoruz. Saat 00:00’ı geçiyor. Taksi ücreti 25 TL’yi buluyor. Shayna’da giriş ücreti de 25 TL. Shayna’da iki içecek giriş ücretine dahil. Saat 00:00’ı geçmesine rağmen Shayna boş. Müzik kalitesi fena değil, fakat gerek müşterileri, gerekse DJ ile Sole Mare bir kalite farkı ortaya koyuyor. Barmen’in buzları eliyle kırması da hoş değil. Seksenli yılların popüler olmayan müziklerinden sıkılıp, Paparazzi’ye geçiyoruz. Giriş ücreti olmadığından, inanılmaz bir kalabalık var. Denizin içinde dans eden insanlar bile var. Kalabalığın gürültüsü müziğin önüne geçmiş. Shayna’ya geri dönüyoruz. Saat 02:00 olmasına rağmen Shayna’da hala fazla bir hareket yok. Müşteriler gidiyor. Shayna giderek boşalıyor. Biri kendini denize atmaya kalkıyor, neyse ki görevliler yetişiyor. Saat 03:30 gibi Paparazzi’ye geçip buradan taksi bulma umuduyla çıkıyoruz. Geçtiğimiz sene kesinlikle böyle bir kalabalık yoktu. Paparazzi bir senede çok fazla ün salmış anlaşılan. Paparazzi otoparkını büyütmüş. Çok fazla kişi taksi beklediğinden ve gecenin dördünde dağ başında kalmamak için ana caddeye yürüyoruz. Yürüyoruz ama yol dar, sürücüler alkol almış ve biz çok korkuyoruz. Kaptığımız taksi ile yol tıkanık olduğundan, alternatif yoldan geri dönüyoruz.

Çeşme tatili ile ilgili diğer ayrıntılar:

Balkon Keyfi
Akşamları balkonda yemek keyfi harika. Gece balkonda çay içmek istiyoruz, fakat ne mümkün, temiz hava hemen uykumuzu getiriyor. İkinci bardak çayımızı içemeden uyuyoruz.
Tatilin son günleri. Çeşme Marina’da son gecelerimiz. Ülkenin tüm zenginleri sanki burada. Nezih bir ortam. İster Marina’ya, ister Ayayorgi’ye gidin; Çeşme gecelerinde istediğiniz kadar şık giyinebilirsiniz. Marina’da Mado’nun önünde uzunca bir sıra görüyoruz. Herkes Antep fıstıklı dondurma alıyor, bizde alıyoruz. Mado’nun Antep fıstıklı dondurması gerçekten çok özel. Dondurmanın içinde Antep fıstığı tadını rahatça hissedebiliyorsunuz.
 
Dondurma Hakkında Bilgilendirme ;)
Mado’da bir top dondurma 1,5 TL , Veli Usta’da külah 4 TL’den başlıyor. Mado’dan 3 top aldığınızda Veli Ustanın dondurması ile neredeyse aynı miktarda oluyor. İkisi de güzel, fakat Mado’nun Antep fıstıklısını mutlaka deneyin.
Kumrucu Şevki kumruları ufaltmış gibi geldi bize. Malzeme kalitesi ve hizmetlerde, geçen senekiyle kıyaslayınca açıkçası bir fark gördük. Ama yine de ilk kez gidenler yengen yesin.

Sonunda tatil bitti.
Şehre iner inmez, nem oranı yüksek olduğundan terledik. Çeşme’de sürekli rüzgar olduğundan, sıcak olsa da bunalmıyorsunuz.
Gezdiğimiz, gördüğümüz, tanıdığımız, eğlendiğimiz yeni yerlerdeki tatil anılarımı sizlerle paylaştım.

Uzun bir tatil geçirmeniz dileğiyle…


Yorumlar - Yorum Yaz



Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam56
Toplam Ziyaret573638
Seyahat Valizi Search
Özel Arama