• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

Kaz Dağları

Kaz Dağları’nda Yürüyüş

Ailemin yeni aldığı yazlığa giderken aklımda iki şey vardı: yüzmek ve kaz dağlarında yürüyüş yapmak. Yüzme kısmının pek anlatılacak tarafı olduğunu sanmıyorum ama yürüyüş kısmı değişik yerler görmek, farklı insanlarla tanışıp kavga etme fırsatı bulmak, faklı yerlerden hoşlanıp başka yerlerden nefret etmek gibi sonuçlar doğurduğu için daha ilgi çekici ve yazılabilir. Hatta aslında bence en ilgi çekici olanlar “aman da ne güzel gezdik, lay lay lom” kısmı değil, “ben burayı hiç sevmedim, sakın ha gitmeyin” kısmı. Bu nedenle kaz dağları eteklerindeki yürüyüş ve gezi notlarıma Mıhlı şelalesinden başlamayı tercih ediyorum.
Mıhlı şelalesi Kazdağılarının kim bilir neresinden doğmuş, sonra ege denizine kadar gezine gezine gelmiş mıhlı çayının orta yerlerinde bir su birikintisi. Evet, yanlış anlamadınız, su birikintisi. O su birikintisi bir çayın orta yerinde olduğu için haliyle bir yerden su giriyor, başka bir yerden de çıkıyor. Şelale dedikleri şey de çayın genişleyen bu bölgesine giren sudan ibaret, bir miktar akıntı yani. Böyle anlattığıma bakmayın, bu coğrafi oluşum gayet hoş da gözükebilir, benim derdim suyla taşla ilgili değil. Aklı evvelin bir tanesinin arazisine mıhlı çayının bir kısmı denk gelmiş. Tesadüf bu ya, denk gelen kısmında biraz önce anlattığım su birikintisi varmış. Bu amca da etrafına yemek yenecek yerler, üstüne de park yeri koymuş, olmuş sana mesire alanı.
Mıhlı Şelalesi, Kazdağları
Buraya kadar her şey güzel. Ama bir aile, arabası olmadan gelip, sadece çayı görüp çıkmak bile istese dişleri olmayan bir amca para almak için yolunu kesiyor. Arabamız yok, park parası vermeyeceğiz deyince kişi başı 2 TL istiyor ki 3 kişilik bir aile için 5 TL olan park parasından daha pahalıya geliyor. Bir insanın devlet malı olan suyu görmek isteyenden bu şekilde para kesmesi ne kadar yasal bilmiyorum, ama adım gibi emin olduğum bir şey varsa, bunun kılıfına uydurulduğudur. Neyse, parayı verip şelaleye iniyoruz. Bir de ne görelim, bizim su birikintisinin içinde yüzen onlarrrrrrrca insan. Kenarda bulunan her bir kayada en az 15-20 kişi kurbağalar gibi yapışmış durumda. Tepede de eli sopalı bir amca yüksek kayalara tırmanan çocuklara “İnin la ordan!” diye bağırıyor. Tam hayallerimdeki tatil!! Aman burası bizden uzak dursun deyip indiğimiz gibi çıkıyoruz ve asıl hedefimiz olan Adatepe köyüne doğru yönleniyoruz.
Mıhlı Şelalesi, Kazdağları
Adatepe Köyün’nü kısaca anlatmam gerekirse geleceğin Şirince’si diyebilirim. Köy eski bir Rum köyüymüş, mübadele zamanında Türkler yerleşmiş, hikayesi bildik hikaye. Farkı 1989 yılında sit alanı ilan edilmiş ve bölgedeki korunan tek köy olması. Köy tertemiz, güzel bakılmış ve son derece entellektüel!  Yaz boyunca farklı konularda felsefi tartışmalar, atölye çalışmaları düzenleniyor eski taş okul binasında.
Kaz Dağları Adatepe
Ortalıkta çoluk çombalak kekikten ebegömecine envai çeşit ot satıyor. Bir resim galerisi var köyün girişinde, resimden çok magnet ve sabun satıyor. Bir dükkan, budanmış zeytin dallarından yapılmış ahşap malzemeler satıyor. Yani bu köyde birsürü şey satıldığı için artık “turistik” sınıfına giren bir köy. Haliyle yavaş yavaş butik oteller de başlamış.
Kaz Dağları Adatepe
Güzel, sevimli, şehirden uzak. Şehir kaçkınlarının güvenle şehirli lükslerinden gerçek anlamda uzaklaşmadan şehir hayatının stresinden kaçabilecekleri bir köşe haline gelmiş bu eski Rum köyü. Tabi bir başka avantajı da yarım saatlik yürüme mesafesinde olan meşhuuuuurrrr (!) Zeus Altarı.
Kaz Dağları Adatepe
 
Kaz Dağları Adatepe Zeus Altarı
Zeus Altarı, köyün içinden yaklaşık yarım saat yürüyüş mesafesinde Küçükkuyu ve Altınoluk’un bir kısmını kuş bakışı seyredebileceğiniz bir seyir terası. Rivayet o ki, tanrıların babası Zeus Truva savaşlarını buradan seyrediyormuş. Bu sırada Hera, uyku tanrısı Hypnos ile gelip kendisinin uykuya dalmasına sebep olmuş. Böylece Poseidon Truvalılara karşı Akhalı’lara yardım edebilmiş. İnsanlar burayı uzun süreler Zeus’un sunağı olarak kullanmış. Altar sunak demekmiş, burada Zeus’a kurbanlar, şaraplar ikram edilirmiş. Tarih öncesi dini anlamının yanında bir de bizimkiler anlam katmışlar ve Çanakkale şehidi Erdem Baba’nın yatırının da orada olduğuna inanıyorlarmış. Bana sorarsanız sadece hoş bir manzara, ama eşsiz değil. Oradaki başka bir kadına sorarsanız “Tanrılar işlerini biliyorlarmış”, zorla yürütülmüş ve yorulmuş bir çocuğa göre “Bunun için mi geldik buraya” ve babama göre “Hacı olduk, Zeus’u da ziyaret ettik!”.
Kaz Dağları Zeus Altarı
Tavsiyem önce Zeus Altarını görmek için yürüyüp iyice terleyin, sonra köydeki kahvelerden birinde soğuk bir şeyler içip yarımcık yiyerek (çiğ börekmiş, çaktırmayın) köy ekonomisine katkıda bulunun. Ve ben ne dersem deyim, gelin buraları kendiniz görün.
Kaz Dağları Zeus Altarı

Yorumlar - Yorum Yaz



Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam8
Toplam Ziyaret569992
Seyahat Valizi Search
Özel Arama