• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Japonya yazıları sayfasına dönmek için tıklayınız.

Japonya’da Kaybolmak

Japonya'yı keşfetme işlerine son hızla devam ediyorum. Pazar günü, festivalin yorgunluğunu atmak üzere daha önce bahsettiğim şahane havuza gitmeye karar verdik (Ön bilgi: Havuz ve kaldığım yurt Osaka bölgesinin Ibaragi isimli şehrinde).  Sabah kalktığımda bir grup arkadaş yorgunlunu çoktan atmış ve duty free tükanlarında gezmeye karar vermişti. Siz sağ biz selamet diyerek 3 kişi havuza doğru yollandık. Bisikletle gidecektik ama bir sorun vardı: Moğol bir arkadaş bisiklete binmeyi bilmiyordu. Bişey olmaz biz sana öğretiriz die attık kızı yolun ortasına. Pek güzel ilerliyor düz yolda. Derken dakka bir gol bir, karşıdan başka bir bisikletli geldi ve Nara (Moğol arkadaşın adı) kendini yere attı. Tabi bisiklet de onun üstüne. Yurda dönüş, pansuman, su geçirmez bandaj alımı faslı ile kaybedilen 2 saatten sonra – yine bisikletle – koyulduk yola. Biz bandajı alana kadar biraz çalışmış ve artık kendine güvenen Nara ortada, biz onun önünü ve arkasını korumak için ileride ve geride. Yaklaşık yarım saatlik bir seyahatten sonra havuzdaydık. 3 saat kadar keyif çattıktan sonra aşırı açlığın esiri olarak kendimizi dışarı attık. Bir an önce bir Mc Donald’s bulmaktan başka bir amacımız yoktu. Osaka sokaklarında hamburger ararken bir anda nerede olduğumuzu bilmediğimizi fark ettik. Önce bir grup çocuğa Mc Donald’s nerede dedik. “Hambaga wa doko desu ka?” Dediysek de çocuklar bizi anlamadı ve polis karakoluna gitmemizi önerdiler. İngilizce bilen bir polis buluruz inşallah die karakola gittik lakin polis amcanın İngilizceyle ilişkisi “no english” ten ibaretti. O anda müthiş şansımız devreye girdi ve yoldan bisikletiyle geçen bir Japon amcam nasıl yardımcı olabilirim dedi İngilizce. Neredeyse adamın boynuna sarılıp öpecektim ama son anda aklıma ilk günden yaptıkları “sakın Japonlara dokunmayın, alerjileri var!” uyarısı geldi. Neyse, amcam bizi aldı önce hamburgerciye götürdü, oradaki siparişlerimizi verdi. Biraz sohbet ettik ve “erkek milleti diil mi, Türkü de caponu da aynı” kanısına ulaşmamı sağlayan iltifatları almaya başladım. Neyse, amcam bize yurda dönmemiz için kesinlikle anlaşılmaz bir kroki çizdikten sonra yanımızdan ayrıldı.
Anlaşılmaz krokinin yardımı ile kaybolacağımıza kendi hafızalarımızı kullanaraktan kaybolabiliriz düşüncesi ile yola çıktık ve amacımıza kesinlikle ulaştık. Belli bir noktadan sonra yön duygusu namına bir şey kalmadı içimizde. Bu arada çat pat Japoncamla bir benzin istasyonu, bir taksi şoförü ve yolda anlamsızca levha tutan bir amcaya yol sordum. Hepsinin ne söylediklerini anladığımı sandım, trafik ışığının Japoncasını öğrendim. En son benzin istasyonundaki pompacıya sorduğum yol tarifini doğru anlayıp, yanlış uyguladım. Adamın gösterdiği yola girdik. Bir süre ilerledikten sonra yol düz ilerlerken sola doğru ayrılan bir yol daha vardı ve iki yönü gösteren okların üzerinde de aynı resimler çiziliydi (resim=Japonca yazı). Biz de dedik ki, kesin küçük gözüken yol kestirmedir ve oraya saptık. Derken kendimizi benzin istasyonuna yakın başka bir yerde bulduk. Bu noktadan sonra yapılacak tek şey yurdu arayıp yardım istemekti, biz de öyle yaptık. Bu arada bisiklet sürmesini bilmeyen Moğol arkadaşımız artık bir bisiklet uzmanı olmuştu. Bulduğumuz ilk kamu binasından gerekli yardımı aldıktan sonra İngilizce konuşabilen bir Japon olan yardımcımızla birlikte tanıdık bir yerlere ulaştık. Bu arada daha önce nasıl olsa kestirmedir dediğimiz sokağın da önünden de geçtik, eğer oradan dönmeseymişiz doğru yoldaymışız. İngilizce bilen Japon arkadaşımız o oklarda “yürüyüş yolu” yazdığını söyledi.
 
Japon sokaklarında bisikletle kaybolmak

Sonuç olarak 4 saatlik bir bisiklet seyahati, bir miktar nerede çekildiği bilinmeyen sokak fotoğrafı, artık bisiklete binmeyi bilen bir arkadaş, 2 yeni Japon arkadaşa sahip olmanın ve bir sürü Japonla konuşmuş olmanın anlamsız gururu, titreyen dizler ve terden ıslanmış tişörtlerle yurda ulaştık. Kesinlikle unutulmayacak bir gün olduğu konusunda hemfikir bir şekilde odalarımıza gittik.
Bir şehri tanımanın en kısa yolu orada kaybolmaktır!!!



0 Yorum - Yorum Yaz

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam62
Toplam Ziyaret596001
Seyahat Valizi Search
Özel Arama