• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Japonya yazıları sayfasına dönmek için tıklayınız.

Hasat Festivali

Cumartesi günü hasat festivaline gittik cümbür cemaat, tek kelime ile şahaneydi!

Yılda bir kere olan bi festivalmiş kendileri. Hasat zamanı bütün kasaba toplaşıp hep birlikte eğleniyorlarmış. Japonya’nın şehir kısmı gayet güzel, yeşillik, amma kırsal kesimi kesinlikle karadenizi aratmıyor. Her yer yemyeşil, arada dağınık binalar var. Bu yeşilliğin arasında, tarlaların içinde buldukları küçük, boş bir alanda kurmuşlar festival düzenini. Biz gittiğimiz sırada yuvarlak kütüklere düz ve uzun kütükleri vidalamak suretiyle oturakları yapıyorlardı. Biz de taşımalarına yardım ettik. Gördüğüme en çok sevindiğim şey hurma ağaçları oldu (hani şu turuncu ve lezzetli hurmalardan). Buralarda bol bulunuyormuş. Mevsimi geldiğinde “kaki onegaishimasu” diye isteyeceğim .
Günün aksiyonu bambuların içinden kayarak gelen noodleları çubuklarla yakalayıp yemek oldu (bilmeyenler için açıklama: noodle= ince uzun Japon makarnası). Sonra sıkıştırılıp top haline getirilmiş yapışkan pirinçler tutuşturdular elimize, içine de garip bir yeşillik koymuşlar.  Karnımızı doyurduktan sonra pirinç pastası yapmak üzere aldık tokmağı elimize. Lapa şeklindeki bir pirinç topağını dövdük de dövdük, ta ki pirinçler görünmez olana kadar. Sonra emeğimize değsin diye tadına bakmaya geldi sıra. Tatlı patates ve tavuktan daha da iğrenç olduğunu söyleyebilirim. Hayatımda tattığım en kötü sosa batırılmış, ezilmiş pirinç – bir daha hiçbir kuvvet ağzıma öyle bişey sokamaz!!! 

Harvest Festival / Bambu Kaydıraktaki Makarnalar (Noodle)

Bu arada bir grup ilkokul çocuğu bir köşede flüt çalmaya başladılar. Günün sonuna doğru anlaşıldı ki prova yapıyorlarmış, büyük gösteri akşamaymış. Bu vesileyle Japonya’da da ilkokul çocuklarının ellerine flüt tutuşturduklarını öğrenmiş bulundum. Bir anonsla flüt çalan çocuklar yerlerinden fırlayıp öğretmenlerinin yanına koştular. Meğerse bize yardım edeceklermiş. Her dil için bir kalas hazırlamışlar ve kalaslara kendi dilimizde “Uluslararası dostluk çiftliği” yazacakmışız. Sonra o kalasları boyayıp sonraki senelerde aynı festivalde oraya buraya asacaklarmış. Neyse verdiler yanımıza üç çocuk, başladık kalasa yazmaya. İşimiz bittikten sonra herkes kurulan sahneye çıkıp kendi kalasını sundu, seyircilere yazısını okuttu. Ben sonlarda çıkacaktım sahneye (malum Turkey’in T’si sonlarda), bu arada bana yardım eden çocuklara kalasta yazanı okumayı öğrettim. Sahneye beraber çıktık, onlarla beraber sunduk kalasımızı. Pek güzel oldu. Çocukların da hoşuna gitti.

Harvest Festival / Uluslar arası Dostluk Çiftliği

Bir güzel sergilendikten sonra bize bedava ekmek – pardon noodle – yok dediler ve tarlaya sürdüler. Japonlarda patates kavramının olmadığına bir kez daha şahit oldum zira fotoğraflarda gördüğünüz ve alenen şeker pancarı olan şeye patates diyorlar.

Harvest Festival / Japon Patatesi

Patates diyorlar!!!

Tarlada çalışıp da yemeğimizi hak ettikten sonra sağ olsunlar bize dinlenmek için biraz zaman verdiler, altımıza hasır, üstümüze tente gerdiler. Bu yorgunlukla cümleten serilmişiz. Bir gözümüzü açtık ki barbeküler yakılmış, yemekler bizi bekliyor. Tekrar makarna – pardon noodle - ile karnımı doyurdum zira buralarda yiyecek zor bulunuyor malum. Yemek faslından sonra, hava da yeterince kararınca sahne faslı başladı. Uluslar arası küçük bir defile, flamenko gösterisi ve nihayet oryantal gösterisi. Bissürü değişik ülkeden insana nasıl kalça çalkalanacağını, omuz sallanacağını gösterdim. Sonra da Japonlar bize nasıl Japonca dans edileceğini gösterdiler. Kısaca tarif etmek gerekirse Kızılderili dansına benziyor. Hatta kocaman bir kamp ateşinin etrafında dönerek dans ediyorlar. 
Gösteri geleneksel kukla gösterisi ile devam etti. Kuklalar arasında “Bunca yıldır çiçek satarım ama ilk kez tercüman kullanıyorum” diyen bir çiçekçi teyze bile vardı ;). Geleneksel müzikle birleşince son derece otantik bir gösteri olduğu şüphe götürmez bir gerçek. Merak edenler Harvest Festival videolarını alttaki linklerden izleyebilir.

Harvest Festival Kukla Gösterisi Video 1

Harvest Festival Kukla Gösterisi Video 2

Harvest Festival Dans Gösterisi

Gecenin sonuna doğru güzel bir havai fişek gösterisi oldu. Tam ağzı açık ayran budalaları gibi havai fişeklerin ışıklarına bakıyordum ki bir grup japonun bana “Toruko desu” diyerekten geldiğini fark ettim. 9 aylık bir bebekleri olan genç bir çift ve 7-11 yaşları arasında 3 kızları olan başka bir çift. Meğersem arkadaşlar Türkçe öğreniyorlarmış. Bana “merhaba, nasılsın” dediler. Teşekkür ettiler. Fazla bişey bilmiyorlarmış amma derslere devam ediyorlarmış. Bana ufak bir cüzdan hediye ettiler lakin benim yanımda verebileceğim hiçbir hediyem yoktu, pek mahcup oldum. Kyoto’da oturuyorlarmış, adreslerini verdiler. Oraya gittiğimde muhakkak ziyaret edeceğim.
Dönüş yolunda enerjimizi çoktan tüketmiş, ama boş durmayı günah sayan gençler olarak şarkı söylemeye çalıştık. Lakin herkes kendi memleketinin şarkılarını söyleyebildiği için, olay bildiğimiz toplu halde şarkı söyleyip el çırpma şeklinde değil, bir kişinin kendi memleketinden şarkı söylemesi ve geri kalanların el çırpması şeklinde cereyan etti. Memleketimiz yollarının vazgeçilmezi, en sevdiğim yol şarkısı “zilli de maşa darbuka” isimli güzide eserle temsil ettiğimi tüm ( ODTÜ - KTMT – ODTÜ Klasik Türk Müziği Topluluğu ) ehline saygılarımla duyururum. Bu tecrübe ile rahatlıkla söyleyebilirim ki gâvur ilinde 9/8’lik ritim tutabilen bir kişi bile yok, ayrıca öğretmeye çalışmak boğaz ve avuç içi ağrısına neden olan, tamamıyla boş bir uğraşı çünkü kanlarında yok...
Velhasıl Japonya’nın kırsal kesimini de fethetmiş bulunuyorum, hayılı uğurlu olsun. Darısı geri kalanına.
Harvest Festivaline ait tüm fotoğrafları görmek için tıklayınız. 



0 Yorum - Yorum Yaz

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam62
Toplam Ziyaret596001
Seyahat Valizi Search
Özel Arama