• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Japonya yazıları sayfasına dönmek için tıklayınız.

Japonya’da Sudan Çıkan Balık

Japonyaya yeni geldim ve bu hafta burada bir sürü şey öğrendim!
Mesela bir gün içinde en enerjik halinden en pasif haline düşebiliyormuşsun. İnsan memleketinden uzak olunca birbirine daha da bi kenetleniyormuş, zira hastalandığımda neredeyse bütün yurt bana ilaç vermek için seferber oldu doktora gidinceye kadar. Ha bi de bu ilaç bana iyi geliyor, sen de al muhabbeti sadece bizde yokmuş, evrensel bir cehaletmiş bizim de nasibimizi aldığımız.
Burada hastanelerden önce kliniklere gidiliyormuş (sağlık zinciri hikayesi) ve kliniklerde ayakkabılarını çıkartıp senin için UV sterilizasyonu yapılmış ve ısıtılmış terlikleri giyiyormuşsun. Buradaki bazı tuvaletlerin klozet kapaklarında ısıtma sistemi varmış, taharet musluklarından ılık su akıyormuş.
Japoncada teşekkür etmenin bir milyon yolu varmış. Bir Japon aynı bir Türk gibi seni omzundan hafifçe ittirip “kıııız” hareketi yapabiliyormuş (çok şaşırdım walla). Japonlar Japonca öğrenmeye çalışan yabancıları pek sevimli buluyorlarmış.
Fransızca Türkçeye, İspanyolca İngilizceye, pek benziyormuş ve kasarsam ikisini de çat pat anlayabiliyormuşum. Japonca da hem Türkçeye (grameri Türkçenin daha basiti) hem de İngilizceye (kelimelerin çoğu aynı) pek benziyormuş ama henüz kassam da pek anlayamıyormuşum. Dünyadaki en zor sesler bizim dilimizde varmış; ö,ü,ı neyse de; ğ’ye kimsenin aklı ermiyormuş (Türkçe öğrenmek isteyen ecnebiler pek işkence çekiyor olmalılar).
250 yene bir sandviç, 150 yene bir kola alabilirken 200 yene bir çayı ancak alıyormuşsun (100 yen yaklaşık olarak 1,5 lira).
Bi de Japonca pazarlık etmeyi öğrendim, bu pazar günü bit pazarına gideceğim, onun için hazırlanıyorum. Ama Japonlar pazarlık ederken bile zarafet ve nezaketlerinden asla bir şey kaybetmiyorlarmış.



0 Yorum - Yorum Yaz

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam62
Toplam Ziyaret596001
Seyahat Valizi Search
Özel Arama